hands on - Turco Inglés Diccionario

hands on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "hands on" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
hands-on training n. uygulamalı eğitim
hands on training n. pratik eğitim
hands on hips n. eller belde
hands-on n. deneyimli olma
lay one's hands on v. bulmak
lay hands on v. bulmak
lay hands on v. ele geçirmek
lay hands on v. yakalamak (cezalandırmak/dövmek için)
lay hands on v. yakalamak
lay one's hands on v. sahip olmak
lay one's hands on v. elde etmek
lay hands on v. el atmak
lay one's hands on v. yakalamak (cezalandırmak/dövmek için)
lay hands on v. zor kullanmak
get one's hands on v. eline geçirmek
lay one's hands on v. ele geçirmek
get one's hands on v. sahip olmak
be on one's hands v. sorumluluğunda olmak
get one's hands on v. yakalamak
lay hands on something v. bir şeye el atmak
got one's hands on v. belirli bir işe alışmak
get one's hands on v. belirli bir işe başlamak
got one's hands on v. belirli bir işe başlamak
get one's hands on v. belirli bir işe alışmak
lay hands on v. -e dokunmak
lay hands on v. -e el sürmek
enable someone to gain hands-on experience v. pratik kazandırmak
hands-on adj. deneyimli
hands-on adj. bir görev veya eylemin gerçekleştirilmesinde aktif rol oynayan yönetici ile ilgili
hands-on adj. dokunma içeren
hands-on adj. pratik
hands-on adj. el ile yapılan
hands-on adj. aktif katılımlı
hands-on adj. uygulamalı
on all hands adv. her yandan
on one's hands adv. elinde
on one's hands adv. mesuliyeti altında
on one's hands adv. omuzlarında
Phrasals
wipe one's hands on something v. ellerini bir şeyin üzerine silmek
Colloquial
on one's hands expr. sorumluluğunda
keep your hands on the wheel expr. ellerini direksiyondan ayırma
keep your hands on the wheel expr. ellerin direksiyonda olsun
all hands on deck! expr. herkes iş başına!
all hands on deck! expr. herkes görev başına!
Idioms
time on your hands n. boş vakit
time on hands n. boş zaman
time on your hands n. boş zaman
time on (one's) hands n. boş zaman
time on hands n. boş vakit
time on (one's) hands n. boş vakit
agree on all hands v. ağız birliği yapmak
agree on all hands v. söz birliği yapmak
sit on one's hands v. parmağını kıpırdatmamak
get one's hands on v. üstüne düşmek
get one's hands on v. ele almak
get one's hands on v. el atmak
get one's hands on v. kavramak
sit on one's hands v. hiçbir eylemde bulunmamak
sit on one's hands v. hiçbir şey yapmamak
have time on one's hands v. elinde zaman olmak
have someone's blood on one's hands v. eli kanlı olmak
have time on one's hands v. yapacak işi olmamak
have time on one's hands v. boş zamanı olmak
have someone's blood on one's hands v. birinin kanı eline bulaşmış olmak
have someone's blood on one's hands v. ölümünden sorumlu olmak
have time on one's hands v. boş vakti olmak
have someone's blood on one's hands v. birini öldürmek
lay violent hands on v. aniden yakalamak
lay violent hands on v. birden kapmak
time hangs heavy on someone's hands v. zaman geçmek bilmemek
time lies heavy on somebody's hands v. zaman geçmek bilmemek
have too much time on one's hands v. yeteri kadar/çok zamanı olmak
sit on their hands v. (seyirci) alkışlamamak
sit on its hands v. (seyirci) alkışlamamak
have something on one's hands v. eline yapışmak
shake hands on something v. bir konuda el sıkışmak
shake hands on something v. ...konusundan el sıkışmak
sit on one's hands v. kılını kıpırdatmamak
sit on its hands v. kayıtsız kalmak
lay hands on v. saldırmak
lay hands on v. enselemek
lay hands on v. (papaz) elini başı üstüne koyarak kutsamak
lay hands on v. öldürmek
lay hands on v. tecavüz etmek
lay hands on v. hırpalamak
have (one's) hands on (something) v. eliyle (bir şeye) dokunuyor olmak
have (one's) hands on (something) v. eli (bir şeyin) üzerinde olmak
have (one's) hands on (something) v. (bir şeyi) elde etmek
have (one's) hands on (something) v. eliyle (bir şeyi) tutuyor olmak
have (one's) hands on (something) v. (bir şeye) sahip olmak
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) ele geçirmek
put (one's) hands on (something) v. (bir şeyi) elde etmek
put (one's) hands on (something) v. (bir şeye) el koymak
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birine/bir şeye/bir hayvana) eliyle dokunmak
put (one's) hands on (someone or something) v. (birine/bir şeye) eliyle dokunmak
put (one's) hands on (someone or something) v. (birine/bir şeye) elini koymak
put (one's) hands on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) eliyle taciz etmek
put (one's) hands on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) dokunarak taciz etmek
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) bulmak
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birine/bir şeye/bir hayvana) eliyle dokunmak
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) eline geçirmek
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) tutmak
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birine/bir şeye/bir hayvana) elini koymak
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) tutmak
put one's hands on (someone, something) v. (birinin/bir şeyin) yakasına yapışmak
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) bulmak
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) ele geçirmek
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birine/bir şeye/bir hayvana) elini koymak
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birinin/bir şeyin/bir hayvanın) üstüne elini koymak
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) yakalamak
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) eline geçirmek
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birinin/bir şeyin/bir hayvanın) üstüne elini koymak
lay one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) yerini tespit etmek
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) yakalamak
put one's hands on (someone, something, or an animal) v. (birini/bir şeyi/bir hayvanı) yerini tespit etmek
put (one's) hands on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne elini koymak
stand on (one's) hands v. ellerinin üstünde durmak
stand on (one's) hands v. ellerin üstünde amuda kalkmak
stand on (one's) hands v. ellerinin üstünde baş aşağı dengede durmak
stand on (one's) hands v. amuda kalkmak
get (one's) hands on (someone) v. (birini) yakalamak
get (one's) hands on (someone) v. (birini) eline geçirmek
get (one's) hands on (something) v. (bir şeyi) ele geçirmek
get (one's) hands on (something) v. (bir şeye) ulaşmak
get (one's) hands on (something) v. (bir şeyi) elde etmek
get (one's) hands on (something) v. (bir şeyi) almak
get (one's) hands on (something) v. (bir şeyi) edinmek
get your hands on someone v. birini yakalayıp/enseleyip cezasını vermek
get/lay your hands on something v. bir şeyi elde etmek
lay your hands on something v. bir şeye el koymak
get/lay your hands on somebody v. birini ele geçirmek
get/lay your hands on somebody v. birini yakalamak
get/lay your hands on somebody v. birini enselemek
lay your hands on something v. bir şeyi ele geçirmek/elde etmek
get/lay your hands on something v. bir şeye sahip olmak
get your hands on something v. bir şeyi ele geçirmek/elde etmek
get your hands on something v. bir şeye el koymak
lay your hands on someone v. birini yakalayıp/enseleyip cezasını vermek
have someone or something on one's hands v. biri/bir şey üstüne kalmak
have someone or something on one's hands v. biri/bir şey elinde kalmak
have blood on your hands v. eli kana bulanmak
have blood on hands v. eli kana bulanmak
have someone's blood on your hands v. elini kana bulamak
have blood on hands v. ölümünden sorumlu olmak
have blood on your hands v. ölümünden sorumlu olmak
have someone's blood on your hands v. eli kana bulanmak
have someone's blood on your hands v. birini öldürmek
have blood on your hands v. birini öldürmek
have someone's blood on your hands v. ölümünden sorumlu olmak
have blood on hands v. birini öldürmek